TURİST ÇALIŞAN, PATRONLU İŞ, EDELKRONE MENFAAT GRUBU NASIL ÇALIŞIYOR ? RADYO 521 BÖLÜM 4

 

Çalışanın bir turist olması konusu

Çalışanların ilk başlarda istekli iken daha sonra ne yaparsam yapayım zaten aynı kazancı sağlayacağım, menfaatlerim de artış olmayacak, düşüncesine girip standart işlerini yapıp geçmelerinin fazlasına karışmamalarının bir sebebi var. Patronunuz burayı sahiplenmiyorsun dediğinde bunun sebebi aslında bu dolaylı olarak budur “geleneksel şirket” usulüyle işleyen yerlerde olası durum budur. Bu durum sorgulandığında çalışanlardan istenilenlerle, onlara verilenler arasında tutarsızlıklar oluşmaktadır. Ve bunu karşın alternatifler olabileceği hakkında Kadir Köymen kendi anektodlarını paylaşıyor.

Çalışanı nasıl turistlikten çıkartabiliriz ?

Farklı bir bakış açısı: Sana yapılmasını istemediğin şeyi bir başkasına yapma. Genel geçer bir kavramdır. Ama bu sözün eksik ve kısır kaldığı noktalar var. Bunu biz kendimize sana yapılmasını istediğin bir şeyi bir başkasına yap olarak kendimize kodlamalıyız. Bu düşünce ile bile hem hayatta ne yapmak istediğimize ulaşabilir hemde kendimizi doğru yönde ilerlemeye sevk edebiliriz. Kadir Köymen bu düşünce yapısını kendisi uygulayarak edelkroneda ilerlemeler kaydetmiş ve faydasını görmüştür.

Klasik iş modelinde patron mutsuzsa

Çalışan için durum tehlike arz etmeye başlar. Çünkü patron mutsuzdur ve çalışanların kaderi patrona bağlıdır. Çalışanın odağının aslında müşteri olması daha faydalı olabilir. Bir firmanın işleri iyi gidiyorsa müşteriler için durum kötü olmaya başlayabilir çünkü herkes işini yapıp geçmeye başlar ve fazlasına karışmaz, müşterilere verilmesi gereken önem azalmaya başlar ve genelde bir kriz olmadan ekstra performans gösterilmez. Menfaat grubu modelinde ise her ay ulaşılacak hedef herkesin bireysel menfaati için çok önemli olduğundan büyük resime baktığında her şey daha farklıdır. Başarı getiren bir alternatif sistem dikey ve yatay dinamiklerin olduğu yönetim şeklidir. Bu sistemde yukarıdan aşağıya yetkileri olan çalışanlar varken yatay olarak dinamikleri olan çalışanların onları seçme yada seçilme hakları vardır.

Görev listesinden bir görev almak isteyen kişiye o görevin verilip verilmeyeceği bile oylanır. Kimse birbirinin tam yetkisini bilmez. Hiç bir görev ve yetki sonsuz değildir 90 günde bir oylamalar yeniden yapılır. Tek patron sisteminde yaparmış edermiş gibi görünüp patronu kandırarak çalışanlar varken menfaat grubunda herkes tarafından ve farklı açılardan görünüyor olduğun için gerçek performansının aslında herkes tarafından görünen kadar olması buda oylamalara verimlilik katar. Oy verecekler daha kolay karar verebilir. Detaylı dinlemek için dakika 14 sonrası. Biraz daha detaylı olarak anlatılması gerekirse. Ortalıkta bir patron yok herkes patron. Bir çalışan yok ama herkesin çalıştığı bir ortam. Gruba yeni bir çalışan alındığında değerlendirme sürecinde olanlara herkes birlikte karar veriyor çünkü çalışacak kişi herkesin kazancından pay alacağı için, herkes onun gerçekten kazanç getirip getirmeyeceğini bilmek zorunda. Gruba dahil olanlar aslında bir nevi yeni bir yatırım manasına geliyor. Birisi başarı elde ettiği zaman ise “geleneksel şirketler”de olduğu gibi çekemezlik değil herkesin kazancı arttığı için herkes çok mutlu oluyor. Çünkü herkesin kazancının artışı cironun artışına bağlı.Tüm grup üyelerine bütün finansman verileri sunuluyor. Ciro, ürünlerin maliyet ve satış fiyatları yada koyulan hedefler gibi. Takip etmesine olanak sunularak durumun içine dahil ediliyor. Eğer hedefe ulaşamazsak o ay para almıyoruz durumu olduğundan maaş yapısından daha farklı bir kazanç sistemi var oluyor. Tıpkı ortaklık gibi aylık kazancının garanti olmaması durumu.

Kadir Köymen oylamadan %80 ile geçen sistemle daha önce hiç yapılamayan ciroları yaptıklarını söylüyor. %80lik bir kesimin söz vermesi, verilen sözden dönülememesinin sıkıştırması bizi o kazanca itti diyor. Ve ciro artırmaya çalışmakla kar arttırmaya çalışmak çok farklı şeylerdir. Ciro arttırmaya çalışmak aynı zamanda piyasaya çok daha faydalı olmaya çalışmaktır. Kar arttırmaya çalışmak ise maliyetlerden kısarak çok satmaya çalışmak ve farklı bir amaç gütmektir.

Firma kurucusUnun işine son verilebilir mi?

Grubun her üyesi belli görev ve başkanlıklara sahip ve 90 gün sonrasında başkanlıkları tekrar oylanıyor. Her grup üyesinin orada gerekli ve kritik olduğunu hissettirmesi zorunlu. Görev tanımsız kalanılabilme ihtimali var ve etkisiz kalanları sistem içerisinde barındırmak istemiyor.

Firmada herkes aynı maaşımı alıyor ?

Her üyenin ortaklık oranı var ve her ay değişkenlik gösteriyor. Sürekli dinamik bir maaş yapısı var ve bunu herkes birlikte oylayarak karar veriyorlar. Herkesin üzerinde, o bu ay çok efor sarfetti artmalı veya bu ay etkisizdi azalmalı gibi oy hakları var oluyor. Bence bu durum insanı başarmaya zorunda bırakan bir durum olsa gerek. Bir kamçılanma gibi. Hiç bir motivasyon yada severek yapma dürtüsü bunun kadar etkili olmayabilir.

Kendini pazarlamak

Ben buyum ben bunu alırımdan ziyade üyenin bunu göstermesi gerekiyor. Bazıları kendini iyi pazarlayabilir ancak bu bir süre sonra etkili olmayacaktır çünkü hakikatte ve somut olarak birşey olmadıkça menfaat grubunda bu tarz insanlara kontejan bulunmuyor.

Özetle kişilerin sadece firmaya ne kattığı değil, firmanın aynı zamanda piyasaya ne kattığının kesişiminden doğan bir kazanç sistemi doğuyor. Herkesi şirket sahibi gibi düşünmek zorunda bırakıyor. Yetki meclisi 1 yıldan fazladır düzenli olarak yapılıyor. Bir oylamanın kabulü için yüzde % 80 onay oyu gerekiyor ve buda firma içerisinde ciddi bir iletişim kuvveti gerektiriyor. Bu sistemden önce Kadir Köymen bir şey yapmak istediğinde böyle yapıyorum diye karar verip yapabildiğini ama artık dinamiklerin değiştiğini söylüyor. Çünkü onayımı alması gereken 90 kişiden yüzde %80lik bir kesim var. Tüm firma çalışanları içinde durum aynı. Bir fikir ortaya atıldığında ise  fikir sahibinin kimliğini kimse bilmiyor ve daha sağlıklı kararlar alınabiliyor.

Geleneksel şirketlerde çalışanlar çok çalışarak kazancını arttıramama durmunu nasıl çözebilirler ?

Kadir Köymen yıllardir bu sistemle çalışanların bu yapı içinde zorlanabiliceklerini ve geri dönebileceklerini söylüyor. Zaten ellerinde çalişmakta olan bir ihtiyaç giderme metotları var ve insan olarak eğilimlerimiz bir problemi nasıl çözüyorsak onu tekrar aynı şekilde çözmeye çalişmaktir. Hiç iş hayatına başlamamış bir para kazanma sistemine girmemiş insanın daha kolay bu sisteme alışacağını söylüyor. Bu şekilde bir araya gelmiş 10 kişi eğer kendilerini geçindirebilecek durumları varsa bu sistem ile hiç ceplerinde parada olamasa  dahi zenginleşmeye başlayabilir. Çünkü yapılması gereken işlerin ürünlerin projelerin hizmetlerin paradan daha çok ortak bir inanca, zekaya, entegre olmuş insanlara ihtiyacı var. Bu paradan aslında çok daha önemli. Böyle bir grup var ve ne üreteceklerine, hangi hizmeti vereceklerine karar veremeyebilirler ancak yeni bir şey yapmak, olmayan bir şey yapmak zorunlu değildir. Bu yanlış bir algıdır. Herkesin yaptığı bir şeyi çok daha iyi yaparak zenginleşmekte mümkün. Örneğin her zaman iyi ve kaliteli hizmet almak istediğin bir restorana her zaman ihtiyaç var ve bunu yapabilen çok nadir yerler var. Ama oylama ve yetki dağılımının sağlıklı ve sorunsuz olması için bir platforma ve yazılıma ihtiyaç var ve bunun kusursuz çalışması, asla bir hataya sebebiyet vermemesi gerekmektedir.

Dinlemek için https://radyo521.com/bolum-4/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir